04.11.2006 Mustafa Semerci’nin Evi
Posted By Burhanettin GÖZEN on 14 Ekim 2009
|
ö z e n |
|
i L e s i |
Posted By Burhanettin GÖZEN on 14 Ekim 2009
Posted By Burhanettin GÖZEN on 14 Ekim 2009
Posted By Burhanettin GÖZEN on 14 Ekim 2009
Posted By Burhanettin GÖZEN on 14 Ekim 2009
Yine köyde bir bayramdı. Yine kalabalığız. Bir ekip okey oynuyor. Babam ve Halil amcam kaptırmış aynı bardaktan çay içiyorlar. Farklı zamanda bardağa uzanıyorlar tabii… Biz de Ali Amcam ile bu durumu fark ettik çay bittikçe dolduruyoruz yenisini. Gülmekten de kırılıyoruz… Neyse bir ara aynı anda bardağa uzattılar ellerini… Kahkahayı patlattık…(İmge)
Posted By Burhanettin GÖZEN on 12 Ekim 2009
Türker ana sınıfına başladı. Peyniri hiç sevmiyor oldu olası kerata. O günde yemekte ekmek arası peynir ve meyve suyu var ama bizimki yemeği görünce yengeç gibi yan yan kaçmaya başlıyor. Öğretmen bunu yakalayıp yemek bitecek deyince, başlıyor ağlayıp zırlamaya; Ebru da siperde onu beklediği için hemen alıyor yanına dışarı..Türker de kızıp öğretmene ;”BEN BİDAHA GELMEM BU OKULA…100 GÜN GELMİCEM BU OKULA 100 GÜN” diyor. Çok güldüm duyunca…(Not: 4 yaşındaysanız, Sayıların içinde en büyüğü 100, ona göre öğrenmiş olun…)(Alper Gözen)
Posted By Burhanettin GÖZEN on 30 Eylül 2009
Bu yaz İbrahim bacanaklar festivalden önce bize geldiler. İbrahim Sevilay ve çocukları bize bırakıp İstanbul’a gidecek. Bize gelmeden önce garajdan İbrahim için İstanbul bileti alıp gelmişler. Akşam sohbet esnasında İbrahim “İstanbul ne kadar ucuzmuş 20 TL.” dedi. Biz de olmaması lazım Ankara bile 35-40 tl dedik. Fakat onlar iki firmaya sormuşlar ve ikisi de 20 TL deyince bileti almışlar. Biz de herhalde kampanya var dedik. Gideceği akşam gece 22.15 de ben ve çocuklar İbrahim’i garaja bıraktık ve beklemeden döndük. Otobüs 22.30 da idi. Ben eve dönerken benzin istasyonuna girip benzin alıyordum. O sırada Safinaz telefonla aradı; “İbrahim garajda bekliyor” dedi. Ben de herhalde bileti evde unuttu diye düşündüm;”siz bileti hazırlayın hemen geliyorum” dedim. Onlar; “Yok sen garaja git, İbrahim bekliyor” dediler. Ben de garaja gittim ve İbrahim’i buldum. “Ne oldu” dedim; İbrahim saat 22.30. firmanın yazıhanesine gitmiş ve adamlara 22.30 İstanbul arabası ne zaman gelecek diye sormuş. Adamlar abi bizim bu saatte İstanbul’a seferimiz yok demişler. İbrahim nasıl araba olmaz benim biletim var demiş. Adamlar abi bilete bir bakalım demişler, İbrahim de bileti uzatmış. Adamlar abi bu İzmir arabası, İstanbul arabası sabah 10.30 da demişler. İbrahim de bilete bakmış hakikaten 22.30 İzmir yazıyormuş. Adamlara iyi de kardeşim ben sizden İstanbul bileti istedim siz de İstanbul diye verdiniz demiş. Adamlar yanlışlık olmuş diye ertesi sabah ki İstanbul arabasından bilet vermişler. İbrahim’e; “bileti alınca kontrol etmedin mi” dedim. “Kontrol ettim” dedi. Tarihe ve saatine bakmış ama gideceği yere bakmamış(zaten biletin ucuz olmasından şüphelenmiştik, İstanbul bileti 50 TL imiş).
Posted By Burhanettin GÖZEN on 28 Eylül 2009
Bu yazın toplantıdayız(2009). Gündüz Mehmet Amcam ve Suphi Amcamın kuzuları kesildi. Karınlar doydu. Ben bu arada kaçtım ve de kafamı çok bir güzel yeşile boyadım geldim Dedebağın o güzel, temiz havasına güvenerek. Baktım aşağıdaki elemanlar oyun oynuyorlar. Oyun sevmem fazla işim muhabbettir her daim. Çıktım yukarı. Baktım bizim iki fıstık koyu bir sohbette(Eşe ve Şerife Halam). Ordan burdan kaynatıyoruz. Ayıptır söylemesi ama yukarıdan, tangadak bir pırrrrt! sesi. Durakladık biraz. Eşe Halam şaşırmış durumda ve de mimiklerle, “Osuruk sesi mi gız o?” dedi :)))))Koptuk tabi biz. Şerife Halam lafı patlattı. “Kesilen kuzu melemeye başladı.” diye. Eşe Halam aşağı kalır mı? “Bu g….t Memedin g….tü. Ben onu sesinden tanırım” Tabi yarıldık tekrar gülerken. Tabi herkes de uykudan uyandı.(Arsun)
Posted By Burhanettin GÖZEN on 10 Eylül 2009
Ali Abim, Serife, annem ve ben(Suphi) ovaya gidiyoruz. Annem bizim yaramaz esegimiz “Koca Eseg”in sirtinda, biz yaya yürüyoruz.
Köyden ciktik. Köy ile Catal Yol arasindayiz. Neden oldugunu bilmiyorum ama; esek herhangi bir sebepten dolayi ürktü. Kalgidi, zipladi havaya. Annem de düsecegini anladi. Daha düsmeden, esegin sirtinda iken basti yaygarayi.
“OFFF! ÖLÜYORUMMMMM ANAM! YETISIN GARIII!”
Posted By Burhanettin GÖZEN on 24 Ağustos 2009
Çok taze bir hikaye daha. Festivalde(2009) her zamanki konuşmayı yapmak için, herkesi yukardaki büyük odada topladık. Herkes yerini aldıktan sonra Nazire halam sonradan salona girdi ve yer bakınmaya başladı. Bu sırada Eşe halamın yanında oturan Emel, Eşe halama dönerek;”Eşe teyze ablan geldi yer versene” dedi(kendisi oturuyor). Eşe halamda içinden biippli bişeyler saydı ve orda film koptu. 5 dakika gülme molası vermek zorunda kaldık.
Posted By Burhanettin GÖZEN on 21 Ağustos 2009
IRADYO ve Kara Sinek
Herkese Merhaba, Bugün Bengi’yi uyutmaya çalışırken bir karasinek musallat oldu. Bengi’yi tülbent ile kurtardım ama beni uyutmadı… Aklıma babaannem ile yaşadığım bir anı geldi. Paylaşmak istedim. Babaannem Ankara’da, bizde kalıyor. Bir yaz günü öğleden sonra, hava sıcak, Annem mutfakta çalışıyor. Biz ise salonda sıcaktan mayışmışız… Babaanneme bir karasinek musallat oldu. Kovalıyor, eliyle vurmaya, öldürmeye çalışıyor, olmuyor. Ben de onu izleyip gülümsüyorum. Savaş epeyce sürdü. Karasinek rahat vermedi, uyutmadı. Babaannemin uykusu kaçtı, bana döndü “İMİGEEE, Töbe yarabbim töbe töbe!!!! Kurban olduğum Allah’ımın gücüne gitmesin, hiç işin gücün yok muydu da bu karasineği felan DÜZDÜN oturdun. Daha faydalı şeyler yarataydın” dedi. Kahkahalarla gülmeye başladı. Ben de katıldım tabii ki. Neyse durulunca “Babaanne insanlar tembel tembel oturup uyumasın diye yaratmıştır ALLAH…” dedim. Düşündü düşündü “HIIIII doğru söylüyorsun İMİGE” dedi. (Bu arada İMİGE yi bulana kadar epeyce torun ismi saydı) Her karasinek ile mücadelemde aklıma gelir. Herkese sevgiler, selamlar.