Yavşi

Posted By on 19 Ekim 2009

Herhangi bir yaz Türkiye’de izinde iken, güzel bir yaz aksami herkess toplandi. Bizim evin yeni oturma odasinda yasi büyük olanlar, eski oturma odasinda ise gençler birbiri ile eğleniyor ve tadı unutulmaz , bir çay içiyorduk. Börte ile Ömer de yaz tatilinden, Ankara’ya geri dönerken köye uğramişlardı.
Neyse, yine o güzel akşamda ,benim tatli yegenim Börte, mutfakta Ççy yapmakta idi. Ömer ile ben laptopun başinda bir program ariyorduk. Kimsenin ummadiği bir anda, Börte bağırarak koştura koştura bize doğru geliyordu: “dayiiiiiiiiiii.. dayiiiiiiiiii.. dayiiiiiii” diyerekten kolunu uzatti.. kolunda öyle bir sinsi öyle bir yapiskan olan bir at sinegi..köy dilinde(yavsi), ben o yavsiyi görünce, Börtenin kolundan çekip o mahlukati öldürmek için vuracaktım ki. Hayvan uçtu ve Börtenin kulağina kondu. Bunu gören ben, Börtenin kulağina bir tokat. Börte bağirarak mutfağa, yavsi ise uçtu kayboldu. Bu arada Börte yanima gelip gelip “aşk olsun dayi..”diyordu. Aradan bi 10 dak. geçtikten sonra yanimda oturan Ömerin ensesinde yavşiyi gördüm. Hiç sesimi çikarmadan, yine bu defa Ömerin ensesine bir tokat patlattim….Ömer neye uğradiğini bilemedi, yazik cocuk kizardi bozardi. Neyse bu yavşiyi daha hala öldüremedik,bulamadik. Herkes heyecanli heyecanli etrafinda yavşi ariyorken. Mehmet abiminde güzel bir lafi oldu. Dedi ki: “bi annasini..  yavşisi herkessi ayağa kaldirdi.” Börte ise: “dayi aşk olsun Ömerimle beni dövmeye mi çağirdiniz köye” diyerekten, bu heyecanli macerayi bitirdi(Hüseyin).

15.12.2007 Mustafa Semerci’nin Evi

Posted By on 16 Ekim 2009

PHTO0056PHTO0057PHTO0059PHTO0060PHTO0060PHTO0061

15.11.2007 Ümmühan Gözen’in Evi

Posted By on 16 Ekim 2009

PHTO0056PHTO0057PHTO0058PHTO0059PHTO0061PHTO0066

17.03.2007 Saim Özcan’ın Evi

Posted By on 16 Ekim 2009

PHTO0103PHTO0104PHTO0105PHTO0106PHTO0108PHTO0109PHTO0112PHTO0113

Tutuşmayan Soba

Posted By on 16 Ekim 2009

Bir kış günü köyden Ortaca’ya gelmiştik; eve girer girmez, babam dışarı çıktı ve odun kırmaya başladı. Bir süre sonra kırdığı odunları yenicek kurduğu sobaya bir güzel döşedi. Çıra ile bir güzel de yaktı. Sobanın yanmasını beklerken, mutfağa annemin yanına gitti. Ben de sobanın olduğu odada uyumuş rolü yapmıştım. Kısa bir süre sonra babam sobayı kontrole geldi. Sobanın üstünden bir baktı, dişlerini gıcırdatarak:” TU ANNANI… KAHBE SOBASI” diyerek yeniden çıra ile yaktı. Aynı oyun, mutfağa yine annemin gitti yine. Ben olacakları saklı halde beklerken babam yine kontrole geldi. Yine sobanın üstünden üstünden bakar bakmaz:”BU ANNASINI KARISINI ….. SOBASI ,NE … YEMEGE YANMIYOR ACABA) deyince ben kahkaya basıp rolden vazgeçtim. Hata imis. Babam bunu görünce bir de bana bozuk attı(Hüseyin).

24.02.2007 Mehmet Öztan’ın Evi

Posted By on 15 Ekim 2009

PHTO0075-aPHTO0074-aPHTO0076-aPHTO0077-aPHTO0078-aPHTO0079-aPHTO0080-aPHTO0081-aPHTO0082-a

20.01.2007 Burhanettin’in Evi

Posted By on 15 Ekim 2009

PHTO0051PHTO0053PHTO0054PHTO0056PHTO0058PHTO0060PHTO0061PHTO0062

Kabarmayan Kek

Posted By on 15 Ekim 2009

Sanırım köyde yaşadığımız dönemlerde idi, Hüseyin kek yapmaya merak salmıştı. Ayşehanım halamlara gidince bize kek!!! yapardı. Nedense o keklerde hiçmi hiç kabarmazdı. Kağıt gibi…. Ama lezzetli olurdu. Şöyle sıcacık çayın yanında.(İmge)

16.12.2006 Mehmet Ergen’in Evi

Posted By on 14 Ekim 2009

PHTO0024PHTO0026PHTO0027PHTO0028PHTO0029PHTO0025

25.11.2006 Hasan Gözen’in Evi

Posted By on 14 Ekim 2009

PHTO0019PHTO0020PHTO0021PHTO0022PHTO0023