Haydi Bütün Eller Havaya

Posted By on 29 Mart 2010

Tekne turu olur da, tekne de oynamak olmaz mı. Hadi bakalım kaldırın elleri.

[flashvideo file=video/eller-havaya-didim-2008.flv /]

27.03.2010 Ziya Argün’ün Evi

Posted By on 29 Mart 2010

Ankara grubu 2.  toplantısını Ziya Argün’ün evinde gerçekleştirdi. Devamını diliyoruz.

(Lütfen fotoğrafların üzerine tıklayarak bakın, tam boyutu sayfaya sığmıyor)

dilara-yadigar-27-03-2010gulfer-gulersin-tolga-burak-temucin-27-03-2010gulnaz-naime-gulersin-27-03-2010gulnaz-ulas-adnan-27-03-2010hayriye-bortecine-gulfer-gulnaz-ulas-27-03-2010naime-gulersin-tolga-burak-temucin-hayriye-bortecine-27-03-2010rahmi-mustafa-27-03-2010ulas-adnan-ziya-27-03-2010ziya-naime-burak-tolga-27-03-2010

2009 Didim Tatili 4

Posted By on 22 Mart 2010

dilara-merda-didim-2009gizem-dilara-didim-2009mehmet-halil-burhanettin-didim-2009grup1-didim-2009grup2-didim-2009halil-gulersin-safinaz-emel-didim-2009adnan-emel-halil-saadet-gulersin-safinaz-didim-2009

Canavar Öcüsü Eki

Posted By on 21 Mart 2010

Alper Gözen’den hikayenin devamı.

Canavar öcüsü hikayesine ilave….öncelikle Suphi amcama çok teşekkürler böyle güzel anıların devamını bekliyoruz amcacım…Arıların bir kısmı yakıldıktan sonra kalanlar da ölsün diye babamlar tarlada kullanılan adı aklıma şimdi gelmeyen zehir atmışlar yuvaya…Geri kalan arılar zehiri yiyince avluda nalları dikmişler..Rahmetli babaannemin 9 civarında bülücü varmış..Bu bülücler de arıları yememişmi? yemiş:)…Tabi onlarda ölmüş..Babaannem başlamış feryat etmeye :ola bu bülüclere nolduuuu…kim zehirledi acep bunlarıııııı….tabi arılardan zehirlenen bülüclerin ölüm sebebini bilen babam ve amcam hiç seslerini çıkarmamışlar,bilmezden gelmişler…:) Sebep bir türlü anlaşılamamış:)
Bu hikayeyi babamdan telefonla dinleyince daha da güldüm…Yazın anlattıralım festivalde…

CANAVAR ÖCÜSÜ GELİYOR!!!

Posted By on 18 Mart 2010

İki afacan. Ele avuca sığmazdık. Nerede bela orada biz. Yaramazlık nerede orada yine bizzzz. Kavgaların müdavimi… Komşuları “tiiiye ” alan. Ablalarını provoke edip, Eşe’nin yaba gibi ellerinden dayak yememek için, tabanları kıçlarını döverek kaçan… Ya kafa delerek eve sığınan saklanan, ya da kafayı deldirip ağlayarak eve gelen yine biz. Rahmetli babamın pek haberi olmazdı ama, tüm yaramazlık ve belalarımızın sonuçlarını temizlemek yine rahmetli anama kalırdı. Her taşın altından çıkan iki cin göz. Yer altında yılanın geviş getirdiğini bilen Ali ve suç ortağı Suphi…
Eski evimizin ( şimdiki Galip’in hissesi ile birlikte, eski asma ağacına kadar olan arsa parseli) avlusunu, şimdiki evin avlusundan ayıran bir pardımız vardı. Pardı; kerpiçten örülmüş, üzeri tahta beşikvari çatı ile kaplanmış, sıvasız, pejmürde bir tür sınır belirten, iki parseli birbirinden ayıran,ilkel bir yapı şekli,toplam yüksekliği ise iki, ikibuçuk metre arasında… Bizim pardıya, eşek arıları yuva yapmış. Yuva da tam avludaki helamızın kapısının önünde. Helaya; arıları uyandırmadan, onları atlatarak gidebiliyoruz. Tüm ev halkı sıkıntıda ama, kimse de ya işin gücün çokluğundan, ya da görevi üzerine almak istemediğinden arıların üzerine gitmiyor, gidemiyor, gitmek de istemiyor. Ağustos ayının son günleri. Aslında ağustosta Dedebağı’na yağmur yağmaz. Ama o sene yağacağı tuttu ve yağdı. Ali Abim ilkokulu bitirmiş. Ben de üçüncü sınıftan dörde geçmişim… Yağmurun yağmasına çok sevindik. Yağmur yağınca işe gidilmez. Yaramazlık yapmak için fırsat doğar. Her köylü çocuğu gibi, bizler de hergün işe gideriz. Dediğim gibi, yağmur yağması demek, BAYRAM demektir. Yağmur başladı. Eşek arılarının tümü yuvalarına girdiler. Biz de tüm hazırlıkları yaptık. Çalı süpürgesi iki adet. Bolca çamur. Ateş hazırlandı…. Yağmurun dinmesini bekliyoruz. Yağmur dindi. Abim, elindeki çamuru arı yuvasını üstüne yapıştırıyor. Ben de nöbetçi asker, elimde çalı süpürgesi dışırıdan gelen eşek arılarını, süpürge ile ya öldürüyorum, ya da geri kovalıyorum. Üç beş arıyı indirdim yere. Bir tanesi benden kurtulup, vınnnnm diye uçtu, Ali Abimin iki kaşı arasına iğneyi batırıverdi… Abim:”Yandım, Osman Nuri ” diyerek beni azarladı, ama iş işten de geçmişti. Ali Abim şişlenmişti. Hemen anama müracaat ettik. Gerekli tedaviler yapıldı. Arının iğnesi çıkarıldı, iğnelenen bölgeye çamur sürüldü, yoğurt sürüldü. Ama her şey nafile. Ali Abimin iki gözü de kapandı… Oldu bir öcü, gözsüz canavar. Yanlışlıkla koca kapıdan sokağa çıkmasın, mahallenin bütün çocukları çil yavrusu gibi dağılıyorlardı. Kaçarken de hep bir ağızdan bağırıyorlardı.

“KAÇIN, KAÇIN! ANAAA CANAVAR ÖCÜSÜ GELİYOR!”

Kaldır Kolları 2

Posted By on 15 Mart 2010

Ali Gözen’in oynarken çekilmiş ikinci ve son videosu. 12.11.1990 tarihinde Safinaz ile Burhanettin’in düğünü.

[flashvideo file=video/baki-hasan-ali-12-11-1990.flv /]

Cesaret Beyler

Posted By on 8 Mart 2010

[flashvideo file=video/tekne-de-takla-didim-2008.flv /]

Bilin Bakalım Bunlar Kim?

Posted By on 7 Mart 2010

bengi-alkim-1985

Tanımadınız mı, Bengi ile Alkım. 1985

Alper Gözen’den Yemek Tarifleri 6

Posted By on 4 Mart 2010

Ultra Zor Yemekler

– Kıymalı Bamya

Konserve türlüye benziyor ama içine daha önceden kavrulmuş kıyma konulmalı. Kıyma kavurmak çok zor ve zahmetli bir iş. Bu yüzden makarna pişirmeyi tavsiye ederim.

Püf Noktalar

– Yemekleri daima tencerenin içinden yiyin. Böylelikle tabak kirletmemiş olursunuz.

– Asla sade pilav yapmayın. Domatesli pilav yaptığınızda altını tuttursanız bile renginden anlaşılmaz.

– İlle de soğanlı bir yemek yapacaksanız, asla soğana dokunmayın. Özellikle rendelediğinizde elleriniz çok kötü kokuyor. Bunun yerine soğana ekmek tahtasıyla beş altı kez vurmayı deneyin. Aynı işi görür.

– Patates kızartacaksanız soyduğunuz patatesleri asla yıkamayın. Kızgın yağa attığınızda çok kötü atlıyorlar.

– Yemekler asla kendi başlarına hareket etmezler. Şayet gecen ay yaptığınız tavuk kendi kendine kımıldamaya başladıysa kurtlanmış demektir. Sakın yemeyin.

– Sebzeleri pişirdikçe vitamin değerleri düşer. Mümkün olduğunca çiğ tüketin.

– Karpuz tabağa koyulmaması gereken bir meyvedir. İkiye ayırıp ortasından kaşıkla yiyebilirsiniz.

– Tencere kapağı en mükemmel tabaktır.

– Buzdolabının sebzelik olarak adlandırılan kısmı yemeyi düşünmediğiniz şeylerin saklanması için idealdir. Bu bölüme konan şeyler nasıl olsa bir süre sonra unutulur. Sebzeliğin kapağını sıkı kapatırsanız çürüyen şeylerin kokusu dolaba daha az yayılır.

– Spagetti paketini açmak için paketi ortasından sıkıca kavrayın ve altını tüm gücünüzle fayansa vurun. Paketin üst tarafı yırtılacaktır. Belki bu işlem sırasında makarna un ufak olabilir ama risk almaya değer. Özellikle misafirlerin yanında yaparsanız, bu size çok maço bir hava verir.

– Sağda solda kulağıma çalınıyordu. Mutfak robotu denen birey varmış. Birden içimi bir heyecan kapladı. Ulan madem bu işin robotu var ben niye koşturuyorum yıllardır diye sinirlendim. Hemen gidip aldım bir tane. Eve gelip kutusundan çıkardığımda itiraf etmeliyim ki hayal kırıklığına uğradım biraz. Ben açıkçası 3po gibi birşey bekliyorum, bu bildiğimiz tencerenin plastiği. İçinde de vantilatör gibi birşey var. Bununla birlikte bir ton plastik zımbırtı daha çıktı içinden ama bir işe yarayacaklarını sanmıyorum. Neyse fişini taktım denemek için bir tane soğan attım içine. Bakalım ne yapacak diye bekledim. Kabuklarını bile soyamadı meret. Paramparça etti bıraktı. Sinirlendim attım bir kenara duruyor orda. Bir ara yıkayıp o vantilatör gibi olan şeyi bilgisayarıma takmayı düşünüyorum. Belki fan olarak iş görür. Onun dışında tamamen para tuzağı. İlerde çıkarsa mutfak androidi almayı düşünüyorum.

2009 Didim Tatili 3

Posted By on 1 Mart 2010

burak-dilara-erhan-didim-2009burak-merda-saadet-didim-2009merda-burak-gizem-erhan-didim-2009merda-gizem-didim-2009merda-saadet-didim-2009merda-saadet-gizem-burak-didim-2009saadet-burak-didim-2009zeynep-didim-2009adnan-didim-2009